• DOLAR
    6,7368
    %1,85
  • EURO
    7,3003
    %1,25
  • ALTIN
    350,71
    %2,20
  • BIST
    8,2747
    %0,45
Tüp Bebek Hangi durumda Riskli Oluyor

Tüp Bebek Hangi durumda Riskli Oluyor

Prof. Dr. Buyru, yaptığı açıklamada, sigara kullanımı, yanlış beslenme, hareketsiz yaşam tarzı, stres, depresyon benzer biçimde pek çok çevresel unsurün çocuk sahibi olmayı engelleyebildiğini anlattı. Çevresel faktörlerin gebe kalmayı zorlaştırdığını, gebelikte de düşük oranlarını artırabildiğini dile getiren Buyru, 1 yıl içinde gebe kalınamıyorsa veya kadının yaşı 35’in üzerindeyse beklemeden en geç 6 ay içinde tetkiklere başlanması gerektiğini söylemiş oldu.

SİGARA KISIR YAPIYOR

Buyru, sigaranın hem erkekte bununla birlikte hanımda kısırlık yapıcı tesiri bulunduğunu belirterek, “Sigara kendi kendine gebelik oluşma şansını azalttığı gibi yapılacak her türlü tedaviyi de negatif etkilemekte, başarı şansını azaltmaktadır. Tüp bebek tedavisine başlayacak çiftin sigarayı bırakmaları çok önemlidir. Üstelik sigara içmeyen bir çift ile aynı şansı yakalayabilmek için bunu 6 ay önceden yapmak gerekmektedir. Kısaca ‘Tedaviye başlayınca sigarayı bırakırım.’ yaklaşımı çok gerçekçi değildir. Gerek erkekte gerekse kadında sigaranın negatif etkilerinin ortadan kalkması için 6 aylık bir süreye gereksinim vardır.” diye konuştu. Prof. Dr. Faruk Buyru, gebe kalma şansını azaltan bir öteki etkenin de stres bulunduğunun altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:

hamile KALAMAMA…

“aslına bakarsak hamile kalamama başlı başına bir stres faktörüdür. Çocuk sahibi olamamanın kanser yada AIDS teşhisi kadar strese yol açtığı bilinmektedir. Tedaviye başlarken stresi azaltmak, belki ruhsal destek almak yararlı olacaktır. O dönemde, yaşantınızda her zamankinden daha fazla stres varsa tedaviyi ertelemek doğru olacaktır. Depresyon da stres benzer biçimde etki yapmaktadır. Başarısız tüp bebek tedavisi sonrası çiftlerin çoğu sonraki tedavilerde çocuk sahibi olacaktır. Stres, tedaviyi bırakma nedenleri içinde ilk sırada yer verilmiştir. Yeniden başarısız olurum korkusu, ekonomik nedenler kadar ikinci bir tedaviye başlamayı engellemektedir. Bu durumda psikolojik destek almak çok doğru olacaktır.” Buyru, aşırı alkol tüketiminin de tüp bebek başarısını negatif etkilediğini belirterek, kafeinin tedaviye ve gebe kalma şansına negatif tesirinin gösterilmediğini ancak aşırı tüketmemek icap ettiğini dile getirdi.

ŞEKERLİ İÇECEKLERDEN UZAK DURUN

Şekerli içeceklerin fazla tüketilmesinin de yumurta sayısını ve doğum oranlarını azalttığını vurgulayan Buyru, “rejim ve egzersiz ile kilo denetimü, insülin direnci var ise ilaç kullanımı alınabilecek önlemlerdir. Tedavi süresince aşırı diyet yapılmamalı, şekerden kaçınarak sebze, meyve, protein ağırlıklı beslenmelidir. Burada da Akdeniz tipi diyet ön plana çıkmaktadır.” dedi. Prof. Dr. Buyru, tertipli egzersizin hamile kalma şansını artırdığını açıkladı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?